Din

Kelime-i şehâdet

Ansiklopedia · Kaynaklara dayalı özgün derleme

Yazı boyutu ve okuma düzeni
Yazı boyutu
Satır genişliği
Metin hizası
Genel bakış

Kelime-i şehâdet, İslam'da Allah'ın birliğini ve Hz. Muhammed'in peygamberliğini kabul ettiğini bildiren iman ifadesidir. Arapça adındaki şehâdet, tanıklık anlamına gelir. İslam'ın beş temel esası arasında ilk sırada anılır ve kişinin Müslüman olduğunu açıklamasında kullanılır. Terim, yalnız bir söz kalıbını değil, bu sözün ifade ettiği inancın benimsenmesini de kapsar.[1]

ANLAMI VE İÇERİĞİ

İfadenin ilk bölümü, Allah'tan başka ilah bulunmadığına tanıklığı dile getirir. Bu, İslam öğretisindeki tevhid anlayışının özlü anlatımıdır. İkinci bölüm Hz. Muhammed'in Allah'ın kulu ve elçisi olarak kabul edildiğini belirtir. Diyanet'in açıklamasında kulluk vurgusu onun insan oluşuyla, elçilik vurgusu ise vahyi insanlara iletme, açıklama ve yaşama göreviyle ilişkilendirilir.[2]

Tanıklığı bildiren “eşhedü” sözcüğü, konuşanın bu inancı kendi adına açıkladığını gösterir. Kelime-i tevhid de aynı inanç çerçevesiyle ilişkilidir; ancak kelime-i şehâdette tanıklık bildiren fiil özellikle öne çıkar. İslam düşüncesinde sözle ifade ile gönülden kabul arasında bağ kurulur. Bu nedenle ifadenin dinî anlamı, kelimelerin seslendirilmesinin yanında onların içeriğine inanılmasıyla açıklanır.[1]

DİNÎ HAYATTAKİ YERİ

Kelime-i şehâdet, İslam'a girişin temel beyanı olarak kabul edilir. İmanın bu özlü açıklaması, namaz, zekât, hac ve ramazan orucu gibi ibadetlerin sıralandığı beş esas anlatımında da yer alır. Diyanet, ilk bölümdeki tevhid beyanını ibadetin Allah'a yönelmesiyle ilişkilendirir; ikinci bölüm ise Müslümanların peygamberlik anlayışını ifade eder.[2]

İfadenin unsurları ezanda tekrarlanır; iman esaslarını sıralayan Âmentü metninin sonunda da şehâdet cümleleri bulunur. Böylece terim, dinî aidiyetin açıklanmasıyla sınırlı kalmaz; ibadet ve din eğitimi dilinde de sürekli karşılaşılır. İslam kültüründe kelime-i şehâdetin anlamını ve önemini ele alan müstakil risaleler yazılmış olması, bu merkezî konumun yazılı geleneğe yansımasıdır.[1]