Klasik koşullanma, başlangıçta belirli bir tepkiyi doğurmayan uyarıcının başka bir uyarıcıyla ilişkilendirilerek öğrenilmiş tepki oluşturmasıdır. İvan Pavlov'un köpeklerde sindirim ve salya salgısı üzerine çalışmaları, bu öğrenme biçiminin deneysel incelenmesinde temel rol oynamıştır. Süreç, organizmanın çevredeki olaylar arasındaki ilişkileri öğrenmesini ve bazı olayları önceden kestirmesini sağlar.[1]
UYARICI VE TEPKİ
Besinin salya salgısını ortaya çıkarması, öğrenme gerektirmeyen bir örnektir: besin koşulsuz uyarıcı, salgı koşulsuz tepkidir. Başlangıçta nötr olan bir ses, besinle tekrar tekrar eşleştirildiğinde tek başına salya tepkisini doğurabilir. Bu durumda ses koşullu uyarıcı, sese verilen öğrenilmiş karşılık ise koşullu tepki olarak adlandırılır.[1]
SÖNME VE GENELLEME
Koşullu uyarıcı, koşulsuz uyarıcı olmadan sunulmaya devam ederse tepki zayıflayabilir; buna sönme denir. Bir aradan sonra tepkinin yeniden ortaya çıkması kendiliğinden geri gelmedir. Benzer uyarıcılara da tepki verilmesi genelleme, aralarındaki farklara göre farklı tepki geliştirilmesi ayırt etmedir. Bu kavramlar, öğrenilmiş ilişkinin oluşması kadar değişmesini de açıklar.[1]
