Yer Bilimleri

Kriyosfer

Ansiklopedia · Kaynaklara dayalı özgün derleme

Yazı boyutu ve okuma düzeni
Yazı boyutu
Satır genişliği
Metin hizası
Genel bakış

Kriyosfer, Dünya sistemindeki donmuş su bileşenlerini kapsar. Kar, buzullar, buz tabakaları ve buz takkeleri; deniz, göl ve akarsu buzu; permafrost ve mevsimsel donmuş zemin bu bileşenler arasındadır. Kriyosfer kutup bölgelerinde yoğunlaşır, ancak yalnızca kutuplarla sınırlı değildir: dağlarda ve başka bölgelerde de kalıcı veya mevsimsel olarak bulunabilir. Bileşenleri atmosfer, okyanus ve kara sistemleriyle etkileşir. [1][2]

Bileşenleri ve gözlemi

Kriyosferdeki unsurlar farklı biçimlerde oluşur ve değişir. Buzullar ile buz tabakaları kara üzerindedir; deniz buzu okyanus yüzeyinde, göl ve akarsu buzu ise tatlı sularda bulunur. Permafrost, donmuş zemin bileşenlerinden biridir; bütün donmuş zeminlerin aynı süre boyunca donmuş kaldığı varsayılmamalıdır. NASA Goddard’ın kriyosfer ekibi, bu bileşenleri yerinde ölçümler, uzaktan gözlemler ve modeller kullanarak inceler. Uydu ve diğer uzaktan gözlem yöntemleri, geniş ve erişilmesi güç alanlardaki değişimleri izlemeye yardımcı olur. [2]

Dünya sistemiyle ilişkisi

Kar ve buz, Güneş’ten gelen enerjinin bir bölümünü yansıtır; bu nedenle yüzey özellikleri ve kapladıkları alan, Dünya’nın enerji alışverişiyle ilişkilidir. NOAA, kriyosferin iklimdeki rolünü özellikle kar ve buzun yansıtıcılığı üzerinden açıklar. Bu bileşenler iklim değişimlerine duyarlı olduğu için değişimlerinin izlenmesi Dünya sistemini anlamada önem taşır. [1][2]

Kara üzerindeki buz kütlelerinin kaybı deniz seviyesini etkileyebilir; NASA’nın araştırma hedefleri arasında kara buzunun kütle dengesini ve bunun deniz seviyesine olası etkilerini ölçmek bulunur. Kar, buzullar ve donmuş zemin aynı zamanda tatlı su depolarıyla ilişkilidir. Ancak her kriyosfer bileşeninin su kaynakları ve çevre üzerindeki etkisi aynı değildir; değerlendirme bölgeye ve bileşene göre yapılmalıdır. [2]

Kriyosfer araştırmaları buzul bilimi, iklim bilimi, hidroloji ve uzaktan algılama gibi alanlardan yararlanır. Gözlem ve modellerin birlikte kullanılması, ölçümlerin doğrudan yapılamadığı yerlerde süreçleri karşılaştırmaya katkı sağlar. [2]