Meddah, anlatı, taklit ve canlandırmayı birleştiren geleneksel Türk halk tiyatrosu sanatçısıdır. Meddah gösterisinde tek anlatıcı, farklı kişileri ses ve beden hareketleriyle canlandırarak öyküyü dinleyiciye aktarır. Meddahlık geleneği Türkiye’nin yanı sıra Türkçe konuşulan başka topluluklarda da görülmüştür. UNESCO, meddahları geçmişte eğlendirme, eğitme ve bilgi aktarma işlevleri bulunan halk hikâyecileri olarak tanımlar [1].
Gösteri biçimi
Meddah çoğunlukla oturarak anlatır; gösterinin etkisi dekor ve kostümden çok anlatıcının ses, taklit ve doğaçlama becerisine dayanır. Geleneksel aksesuarlar arasında mendil ve değnek bulunur. Kültür ve Turizm Bakanlığının açıklamasına göre mendil, ses değiştirmeye veya karakterleri ayırt etmeye; değnek ise ses efekti oluşturmaya ve öyküdeki kişi ya da nesneleri temsil etmeye yarayabilir [2]. Anlatıcı repertuvarından öyküler seçer ve anlatımını dinleyiciye ya da gösteri ortamına göre düzenler [1][2].
Toplumsal rolü ve aktarımı
Meddahlar geçmişte kahvehane, pazar, kervansaray ve benzeri kamusal alanlarda gösteri yapmış; anlatılarında güncel toplumsal ve siyasal konulara da yer vermiştir. UNESCO, bu gösterilerin eleştiri ve tartışma ortamı yaratabildiğini belirtir [1]. Gelenek, büyük ölçüde sözlü aktarım ve usta-çırak ilişkisiyle sürdüğü için eski gösterilerin yazılı metinleri sınırlıdır [2]. Kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması, meddahlığın önceki toplumsal ve eğitsel işlevini dönüştürmüştür; buna rağmen günümüzde çeşitli etkinliklerde ve sahne gösterilerinde icra edilmektedir [1][2]. UNESCO, “Meddah, halk hikâyecileri sanatı” unsurunu 2008’de İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi’ne kaydetmiştir; unsur daha önce 2003’te Başyapıtlar arasında ilan edilmişti [1].
