Monroe Doktrini, ABD Başkanı James Monroe’nun 2 Aralık 1823’te Kongreye sunduğu yıllık mesajda açıkladığı, Avrupa devletlerinin Amerika kıtalarına yeni müdahalelerine karşı çıkan dış politika yaklaşımıdır. Mesaj, Batı Yarımküre’de yeni sömürgeleştirme girişimlerinin ve dışarıdan dayatılacak yönetimlerin kabul edilmeyeceğini bildiriyordu. Başlangıçta belirli diplomatik kaygılara karşı dile getirilen yaklaşım, sonraki dönemlerde ABD’nin bölge politikasının başlıca referanslarından biri olmuştur. [1]
SONRAKİ YORUMLAR
Doktrin farklı yönetimlerce farklı koşullarda kullanılmıştır. ABD, 1865’te Meksika’da Fransız desteğiyle kurulan imparatorluğa karşı Benito Juárez’i desteklerken bu yaklaşımı gündeme getirmiştir. Theodore Roosevelt ise 1904’te doktrine eklediği yorumla, Latin Amerika’daki bazı sorunlara ABD’nin müdahale edebileceğini savunmuştur. Böylece Avrupa müdahalesini engelleme düşüncesi, ABD müdahalelerine gerekçe olarak da kullanılabilmiştir. [1]
TARİHSEL ÖNEMİ
Bu genişleyen yorumlar, ABD ile Latin Amerika ülkeleri arasında gerilimlere yol açmıştır. Doktrin, değişmeden uygulanan tek bir uluslararası antlaşma değil, farklı dönemlerde yeniden yorumlanan bir politika beyanıdır. Etkisi hem dış güçleri bölgeden uzak tutma iddiasında hem de ABD’nin komşuları üzerindeki nüfuz arayışında görülür. Görsel, Monroe’nun özgün mesajındaki ilgili sayfalardan biridir. [1]

