Felsefe

Numen

Ansiklopedia · Kaynaklara dayalı özgün derleme

Yazı boyutu ve okuma düzeni
Yazı boyutu
Satır genişliği
Metin hizası
Genel bakış

Numen, özellikle Immanuel Kant'ın bilgi felsefesinde, duyusal deneyimin nesnesi olarak düşünülmeyen şeye ilişkin kavramdır. Yunanca kökenli noumenon sözcüğünün Türkçedeki karşılıklarından biridir. Kant'ın fenomen, yani görünüş kavramıyla birlikte ele alınır. Ancak numen ile kendinde şey ifadeleri, Kant'ın bütün metinlerinde açıklama gerektirmeyen tam eş anlamlılar gibi kullanılmamalıdır.[1]

DUYUSAL BİLGİNİN SINIRI

Kant'a göre insan bilgisi, nesnelerin bize duyusal olarak verilmesiyle zihnin bunları kavramlar altında düşünmesinin birlikteliğini gerektirir. Görünüş, bu koşullar altında deneyimlenebilen nesneyle ilgilidir. Numen kavramı ise nesnenin duyusal sezginin dışında düşünülmesi sorununu gündeme getirir. Bir şeyi düşünebilmekle onu bilebilmek arasındaki ayrım burada belirleyicidir.[1]

Kant olumsuz ve olumlu anlamda numeni ayırt eder. Olumsuz anlam, bir şeyin bizim duyusal sezgimizin nesnesi olarak ele alınmamasını belirtir. Olumlu anlam ise duyusal olmayan, düşünsel bir sezginin nesnesini varsayar. İnsanların böyle bir sezgiye sahip olduğu gösterilmediği için bu ikinci anlam, deneyim ötesindeki nesneler hakkında bilgi edinmenin bir yolu sayılmaz.[1]

SINIRLAYICI KAVRAM OLARAK

Saf Aklın Eleştirisi'nde numen, duyusal bilginin her türlü mümkün varlığı tükettiğini ileri sürmesini engelleyen bir sınır kavramı olarak açıklanır. Bununla birlikte aynı kavram, akla deneyimin ötesi hakkında olumlu betimlemeler yapma yetkisi vermez. Kant, duyuların alanını sınırlandırırken anlama yetisinin bilgi iddialarını da sınırlar.[2]

Bu nedenle numen, doğrudan gözlemlenebilir ikinci bir evrenin adı değildir. Kavramın eleştirel işlevi, insanın bilgi koşullarıyla şeylerin bu koşullardan bağımsız düşünülebilmesi arasındaki ayrımı korumaktır. Nesnel bilgi iddiası için yalnızca çelişkisiz bir düşüncenin yeterli olmadığını hatırlatır.[2]