Orman, ağaçların belirgin bileşen olduğu, canlı topluluklarıyla cansız çevrenin etkileştiği bir kara ekosistemidir. Bununla birlikte, “orman” için her amaçta geçerli tek bir tanım bulunmaz: ekolojik araştırmalar, arazi yönetimi ve uluslararası istatistikler farklı ölçütler kullanabilir. FAO’nun Küresel Orman Kaynakları Değerlendirmesi (FRA) tanımı, ülkeler arasında karşılaştırma yapmaya yönelik ölçülebilir bir sınıflandırmadır; tek başına bütün ekolojik nitelikleri belirlemez. [1][2]
Tanımlar ve ekosistem yapısı
FAO’nun FRA 2020 tanımına göre orman, 0,5 hektardan büyük; ağaçları 5 metreden yüksek ve taç örtüsü yüzde 10’dan fazla olan ya da bu eşiklere ulaşabilecek ağaçların bulunduğu arazidir. Arazinin ağırlıklı olarak tarımsal veya kentsel kullanımda olmaması da tanımın parçasıdır. Bu nedenle ağaç bulunan her alan, FAO sınıflamasında orman sayılmaz; meyve bahçeleri gibi bazı tarımsal alanlar ayrı değerlendirilir. [1]
Ekolojik açıdan ormanlar bitki, hayvan ve mikroorganizma topluluklarını; toprak, su ve iklim gibi cansız etmenlerle birlikte kapsar. Bu bileşenler işlevsel ilişkiler kurar. Orman ekosistemi insanlarla kültürel, ekonomik ve çevresel bağlar da içerebilir; FAO’nun ilgili tanımlar derlemesi bu ilişkilerin orman kavramının farklı kullanımlarında önem taşıdığını belirtir. [2]
Türler ve değişim
Ormanlar iklim ve bitki örtüsü özelliklerine göre tropikal, ılıman ve boreal gibi geniş gruplarda ele alınabilir. Doğal yenilenmiş ormanlarla dikim yoluyla kurulan plantasyonların geçmişi ve yapısı aynı değildir. FAO, doğal yenilenmiş ormanı ağırlıklı olarak doğal yenilenmeyle oluşmuş ağaçlardan meydana gelen orman olarak tanımlar. [1]
Yangın, rüzgâr, hastalık, böcekler ve insan faaliyetleri ormanın bileşimini veya yapısını değiştirebilir. Bir alanı sınıflandırırken ağaç örtüsünün yanı sıra arazi kullanımı, ölçüm amacı ve uygulanan tanım dikkate alınmalıdır. [1][2]
