Piyano, akustik biçiminde tuşlara bağlı çekiçlerin tellere vurmasıyla ses üreten klavyeli çalgıdır. İcracı tuşa uyguladığı hareketle sesin şiddetini değiştirebilir. Çalgının tarihsel adı olan pianoforte, İtalyancada yumuşak ve güçlü sesleri ifade eden sözcüklerden gelir.[1]
TARİHSEL GELİŞİM
Piyanonun gelişimi, Bartolomeo Cristofori'nin Floransa'da yaklaşık 1700 dolaylarında yaptığı çalışmalarla ilişkilendirilir. Klavsende teller çekilerek ses çıkarılırken, Cristofori'nin mekanizmasında çekiçle vurma ilkesi kullanıldı. Bu değişiklik, tuşa dokunuşla ses şiddetinin kontrol edilmesini mümkün kıldı.[1]
Metropolitan Sanat Müzesindeki 1720 tarihli Cristofori piyanosu, yapımcının günümüze ulaşan üç piyanosunun en eskisidir. Tarihî örneklerin boyutları, ses alanları ve mekanizmaları modern piyanolarla aynı değildir.[2]
SES NASIL OLUŞUR?
Tellerin titreşimi, köprüler aracılığıyla ses tahtasına aktarılır. Ses tahtasının havayı titreştirmesi, sesin duyulabilir güce ulaşmasında önemli rol oynar. Dolayısıyla piyanonun sesi yalnızca tellerin hareketinden değil, çalgının yapısal parçalarının birlikte çalışmasından doğar.[3]
- Klavye, icracının mekanizmayı harekete geçirdiği bölümdür.
- Çekiçler, telleri titreşime geçirir.
- Köprüler ve ses tahtası, titreşimin aktarılmasını ve sesin yayılmasını sağlar.[3]
MÜZİKTEKİ KULLANIMI
Piyano, solo eserlerde, oda müziğinde, orkestrayla birlikte ve müzik eğitiminde kullanılır. Batı klasik müziğinde geniş bir repertuvara sahiptir. Ses şiddetindeki derecelenmeler ve birden fazla sesin birlikte çalınabilmesi, bestecilerin ve icracıların kullandığı temel olanaklarındandır.[1]
