Sözlü tarih, geçmişteki olayları ve yaşam deneyimlerini kaydedilmiş görüşmeler yoluyla araştıran tarih çalışma yöntemidir. Terim, görüşme sürecini ve bu süreçte oluşturulan kayıtları birlikte kapsar. Görüşmeler bir kişinin yaşam öyküsüne veya belirli bir konuya odaklanabilir. Anlatıcının deneyimleri, daha geniş tarihsel ve toplumsal koşullarla ilişkilendirilerek araştırma malzemesine dönüştürülür.[1]
GÖRÜŞMENİN HAZIRLANMASI
Araştırmacı, konu ve anlatıcı hakkında ön bilgi toplar; açık uçlu sorularla görüşmenin ana çerçevesini hazırlar. Katılımcıya çalışmanın amacı, kaydın nasıl kullanılacağı ve erişim koşulları açıklanır. Bilgilendirilmiş onam, sürecin temel unsurlarındandır. Görüşme sırasında takip soruları, anlatıcının deneyimini kendi diliyle ayrıntılandırmasına yardımcı olur; araştırmacının amaçlarıyla anlatıcının öncelikleri birlikte gözetilir.[2]
BELLEK VE YORUM
Sözlü tarih kaydı, anlatıcının geçmişe ilişkin öznel değerlendirmelerini de içerir. Araştırmacı, olgusal iddiaları mümkün olduğunda doğrular ve anlatıyı tarihsel bağlamına yerleştirir. Söylenenlerin anlamını değiştiren seçmelerden ve kalıpyargılardan kaçınır. Görüşmenin değeri, aktarılan bilgilerin yanında kişinin olayları nasıl anlamlandırdığında da bulunur; bu nedenle anlatıcının bakış açısının bütünlüğü korunur.[2]
KORUMA VE ERİŞİM
Ses veya görüntü kayıtları, ilgili belgeler ve açıklayıcı bilgilerle birlikte saklanır. Yazılı dökümler, zaman işaretli dizinler ve konu açıklamaları araştırmacıların kayda ulaşmasını kolaylaştırır. Uzun süreli koruma, uygun arşivleme ve yedeklemeyi gerektirir. Kamuyla paylaşımda anlatıcıyla yapılan anlaşmalar ve erişim sınırlamaları gözetilir; böylece kayıtların sonraki kullanımı başlangıçta belirlenen koşullarla ilişkilendirilir.[2]
