Sözsüz iletişim, anlamın sözcüklerin dışında kalan davranışlar ve işaretlerle iletilmesini kapsar. Yüz ifadeleri, el ve baş hareketleri, göz teması, kişiler arasındaki mesafe ve dokunma bu kapsamda değerlendirilir. Ses tonu gibi konuşmaya eşlik eden özellikler de önem taşır. Bu işaretlerin yorumu, içinde bulundukları koşullara bağlıdır.[1]
SES VE BEDEN
Bir ifadenin yüksek sesle söylenmesi, her ortamda aynı anlamı taşımaz. Bazı bağlamlarda öfkeyle ilişkilendirilen ses yüksekliği, başka bir iletişim geleneğinde olağan olabilir. El hareketleri ve baş sallama da farklı biçimlerde yorumlanabilir. Dolayısıyla beden hareketi veya ses özelliği, tek başına bütün konuşmanın anlamını belirleyen bir anahtar değildir.[1]
MESAFE VE GÖZ TEMASI
Kişisel alanın genişliği ve dokunmanın uygun görülmesi, insanlar arasındaki ilişkiye ve kültürel beklentilere göre değişebilir. Yaş, toplumsal konum ve durumun özellikleri de davranışı etkiler. Benzer biçimde doğrudan göz teması, bir ortamda saygı göstergesi kabul edilirken başka bir ortamda farklı anlaşılabilir. Yorum, bu ilişkiler birlikte düşünülerek yapılır.[1]
KÜLTÜRLER ARASI YORUM
Eğitim ortamlarında evde öğrenilen iletişim alışkanlıkları ile okulun beklentileri örtüşmeyebilir. Wisconsin Üniversitesi WIDA araştırma özeti, yeni bir davranışla karşılaşıldığında betimleme, yorumlama ve değerlendirme aşamalarını ayıran bir yaklaşım önerir. Bu yaklaşım, gözlenen hareketi hemen yargılamak yerine farklı açıklamaları düşünmeye ve kişinin iletişim özelliklerini tanımaya yöneliktir.[1]
