Müzik

Taksim (müzik)

Ansiklopedia · Kaynaklara dayalı özgün derleme

Yazı boyutu ve okuma düzeni
Yazı boyutu
Satır genişliği
Metin hizası
Genel bakış

Taksim, Türk müziğinde bir çalgıcının makam özelliklerini doğaçlama biçiminde işlediği icra türüdür. Genellikle belirli bir usule bağlanmadan gerçekleştirilir ve önceden yazılmış bir besteyi aynen çalmak yerine, icra anında melodik bir akış kurulmasına dayanır. Bir makam içinde ilerleyebilir ya da uygun geçkilerle farklı makamlara uğrayabilir; tek sazın yanında karşılıklı icra örnekleri de bulunur.[1]

İŞLEVİ VE TÜRLERİ

Giriş taksimi, dinleyiciyi ardından seslendirilecek eserlerin makamına hazırlar. Ara taksimi bir faslın içinde yer alırken geçiş taksimi farklı makamlardaki eserler arasında bağ kurar. Konser taksimi ise daha bağımsız bir icra alanı sağlar. Bu ayrımlar, taksimin yalnızca süresine göre değil, müzik programı içindeki görevi ve izlediği makam yolu bakımından da değerlendirilmesini sağlar.[1]

İcracının sazına hâkimiyeti, makam bilgisi ve geçki becerisi taksimde önem taşır. Doğaçlama, makamın karakterini ortadan kaldıran rastlantısal sesler dizisi anlamına gelmez. Melodik seyir ve karar noktaları bütünlüğün kurulmasına yardım eder. İnsan sesiyle yapılan benzer doğaçlamalar için tarihsel olarak taksim ifadesi de kullanılmış olsa da, bu alanda gazel adı daha yaygınlaşmıştır.[1]

İCRA GELENEĞİNİN İNCELENMESİ

Taksim kayıtları, icracıların makamı nasıl yorumladığını inceleme olanağı verir. Tanbûrî Cemil Bey'in hüseynî makamındaki üç taksimini ele alan bir araştırmada klasik kemençe, tanbur ve yaylı tanbur icraları notaya aktarılmış; dizi, seyir, kullanılan çeşniler ve ses aralığı bakımından incelenmiştir. Böylece doğaçlamanın ayrıntıları, dinleme deneyiminin yanında karşılaştırılabilir müziksel veriler üzerinden de değerlendirilmiştir.[2]

Aynı çalışmada bu icralar Hüseyin Sâdeddin Arel'in nazariyatındaki hüseynî anlatımıyla karşılaştırılmış ve tam bir örtüşme bulunmadığı belirtilmiştir. Sonuç, belirli üç icraya ilişkindir; bütün taksimler hakkında tek bir hüküm oluşturmaz. Örnek, yazılı makam açıklamalarıyla icracının uygulaması arasındaki ilişkinin araştırılabileceğini ve kayıtların müzik tarihi ile icra çalışmaları için kaynak değeri taşıdığını gösterir.[2]