Tek meclislilik, yasama organının tek bir meclisten oluştuğu kurumsal düzeni ifade eder. Aynı parlamento içinde ikinci bir yasama meclisi bulunmaz. Terim, mecliste yalnızca bir siyasi partinin yer aldığı anlamına gelmez; meclis sayısını belirtir. İki ayrı meclisin bulunduğu çift meclisli düzenle arasındaki temel ayrım da budur.[1][2]
YASAMA VE TEMSİL
Tek meclisli bir parlamentoda kanun teklifleri aynı yasama meclisinin süreçlerinden geçer. Temsil, kanun yapma, hükümet faaliyetlerini denetleme ve kamu kaynaklarının kullanımını onaylama gibi görevler bu yapıda birlikte yürütülebilir. Yeni Zelanda Parlamentosunun kendi tanımı bu dört işlevi öne çıkarır. Seçimlerde farklı görüşleri temsil eden üyelerin aynı meclise girmesi, tek meclisliliğin çok partili siyasal rekabetle bağdaşabildiğini gösterir.[2]
YENİ ZELANDA ÖRNEĞİ
Yeni Zelanda'nın yasama yapısı, tek ve çift meclislilik arasındaki tarihsel geçişe örnektir. Atanmış üyelerden oluşan Yasama Konseyi, 1 Ocak 1951'de kaldırıldı. Bu tarihten sonra yasama meclisi olarak Temsilciler Meclisi kaldı. Hükümdarın parlamentodaki anayasal rolünün sürmesi, ikinci bir meclis bulunduğu anlamına gelmez; kurumsal bileşen ile yasama meclisi burada farklı kavramlardır.[3]
DENETİM YOLLARI
İkinci bir meclisin bulunmaması, parlamento içindeki bütün inceleme aşamalarının ortadan kalkması değildir. Yeni Zelanda örneğinde üyelerin bakanlara yönelttiği sorular ve seçilmiş komisyonların araştırmaları hükümetin hesap vermesine hizmet eder. Kanun tekliflerinin görüşülmesi ve değiştirilmesi de meclisin görevleri arasındadır. Bu nedenle bir parlamentonun çalışma biçimi, meclis sayısıyla birlikte komisyonları, görüşme usulleri ve denetim araçları üzerinden anlaşılır.[2]
