Tek parti rejimi, siyasal iktidarın tek bir partinin denetiminde toplandığı ve partiler arasında gerçek bir iktidar yarışının bulunmadığı yönetim biçimidir. Başka örgütlerin resmen var olması, tek başına bu niteliği değiştirmez. Belirleyici soru, bağımsız rakiplerin serbest rekabetle hükûmeti değiştirme olanağına sahip olup olmadığıdır.[1]
SEÇİMLERİN İŞLEVİ
Tek parti yönetimlerinde seçim yapılması mümkündür; ancak seçimlerin işlevi, iktidarın rakip partiler arasında el değiştirmesinden farklı olabilir. Edmund Malesky ve Paul Schuler'in Vietnam verileriyle yaptığı araştırma, seçimlerin yerel adayların tanınırlığı ve görevlilerin merkezin beklentilerine uyumu hakkında bilgi sağlayabildiğini gösterir. Bu bulgu, seçim ile demokratik rekabetin ayrılmasını gerektirir.[2]
BASKIN PARTİDEN FARKI
Bir partinin uzun süre seçim kazanması, tek parti rejimini tanımlamak için yeterli değildir. Baskın partinin bulunduğu rekabetçi bir düzende muhalefet seçimlere katılabilir ve iktidarı kazanabilir. Bu yüzden parti sayısıyla birlikte adaylık koşulları, rekabetin niteliği ve yönetimin değişebilme olanağı değerlendirilir. Aynı seçim başarısı, farklı kurumsal yapılarda ortaya çıkabilir.[1]
TARİHSEL ÖRNEKLER
Almanya'da Nazi yönetimi, 1933–1945 arasında tek parti yapısı kurdu. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Doğu Almanya'da belirleyici yönetim gücü Sosyalist Birlik Partisindeydi. Bu örnekler, tek parti düzeninin yalnız tek bir ideolojiyle açıklanamayacağını gösterir. Sınıflandırma, partinin programından önce siyasal iktidarın nasıl örgütlendiği ve paylaşıldığıyla ilgilidir.[1]
