Toplumsal cinsiyet arkeolojisi, geçmiş toplumlarda toplumsal cinsiyet rollerini, kimliklerini ve iktidar ilişkilerini maddi kalıntılar üzerinden inceleyen arkeoloji yaklaşımıdır. 1980'lerde feminist tartışmaların etkisiyle gelişmiş, kadınları tarihsel anlatıda görünür kılmanın ötesine geçerek cinsiyetin toplumları yapılandıran değişken bir ilke olduğunu araştırmıştır.[1]
KANIT VE YÖNTEM
Araştırmacılar mezarlar, insan kalıntıları, giysi öğeleri, konutlar, üretim araçları, beslenme izleri ve mekânsal düzenlemeleri birlikte değerlendirir. Nesneleri otomatik biçimde “kadın işi” ya da “erkek işi” saymak yerine, bu eşleştirmelerin her toplumda ve dönemde nasıl kurulduğunu sorar. Yaş, sınıf, statü, etnisite ve yaşam evresi de çözümlemeye katılır.[2]
YORUM SINIRLARI
Biyolojik özellikler ile toplumsal kimliği eşitlemek ve iki cinsiyetli çağdaş Batı modelini geçmişe taşımak yanıltıcı olabilir. Galway Üniversitesi'nin incelemesi, toplumsal cinsiyetin yaşam boyunca farklı biçimlerde icra edilip müzakere edildiğini vurgular.[2] Bu nedenle tek bir mezar eşyası kesin kimlik kanıtı sayılmaz; beden, bağlam, karşılaştırmalı örüntüler ve belirsizlik birlikte açıklanır.
