Varoluşçuluk, insanın önceden belirlenmiş bir özden çok seçimleri, eylemleri ve somut yaşantısı üzerinden kendini kurduğunu vurgulayan felsefi yönelimdir. Kierkegaard, Nietzsche, Heidegger, Sartre, Beauvoir ve Camus farklı biçimlerde özgürlük, kaygı, sorumluluk, yabancılaşma ve anlam sorunlarını ele aldı. [1]
KAPSAM VE ÖNEM
Tek bir öğreti değildir; dinsel ve ateist, fenomenolojik ve edebî çizgileri vardır. Ortak nokta, soyut sistemlerden önce tekil insanın dünyada bulunma deneyimine ve seçimlerinin sonuçlarına öncelik verilmesidir. Kavramın uygulamadaki sınırları kullanılan ölçütlere, teknolojiye ve tarihsel bağlama göre değişebilir; bu nedenle tanım, sınıflandırma ve örnekler ilgili alanın güncel bilimsel ya da kurumsal çerçevesiyle birlikte ele alınır. [1]
