Yapay dil, insanlar tarafından bilinçli biçimde tasarlanan dildir. Planlı, kurulmuş veya icat edilmiş dil adları da bu anlamda kullanılır. Yapay dillerin amacı yalnızca şifreleme ya da var olan bir dili yeniden kodlamak değildir; bunlar insan iletişimi, kurmaca eserler veya başka amaçlar için oluşturulabilir. Tasarlanmış olmaları, sonradan konuşur topluluğu edinmelerini ya da zaman içinde değişmelerini engellemez. [1][2]
Amaçları ve türleri
Yapay dillerin bazıları uluslararası iletişimi kolaylaştırmayı hedefler; Esperanto bu türün tanınmış örneğidir. Başka diller roman, film ve televizyon gibi kurmaca yapıtlar için ya da yaratıcılarının kişisel ilgisiyle geliştirilir. On yedinci yüzyılda ortaya çıkan felsefi dil tasarımları, dünyayı veya kavramları düzenli biçimde ifade etme arayışıyla ilişkilidir. Yapay diller ayrıca dil edinimi ve biliş üzerine deneylerde kullanılabilir. Bu amaçlar, her yapay dilin aynı özellikleri taşıdığı anlamına gelmez. [1][2]
Bir sınıflandırma, dilin sözcük ve yapı malzemesini nereden aldığına bakar. Doğal dillerden önemli ölçüde malzeme alan tasarımlar a posteriori; bu kaynaklara dayanmayan tasarımlar a priori olarak adlandırılır. İki yaklaşımdan da öğeler içeren karma örnekler bulunduğundan, ayrım her zaman kesin değildir. Bu sınıflandırma, yapay dillerin oluşturulma amacını değil, doğal dillerle ilişkisini açıklar. [1]
Kullanım ve inceleme
Bir dil tasarlamak, onun yaygınlaşmasını kendiliğinden sağlamaz. Birçok öneri kısa taslak olarak kalırken, bazıları yayınlar ve öğrenenlerden oluşan topluluklar edinmiştir. Esperanto örneğinde olduğu gibi, kimi tasarımların anadili konuşurları da bulunabilir. Yapay diller bu nedenle sosyodilbilim, dil edinimi ve topluluk oluşumu gibi alanlarda incelenir. [1][2]
