Yeraltı edebiyatı, ana akım yayıncılık ve egemen kültürel değerlerle gerilim içindeki metinleri tanımlamak için kullanılan tartışmalı bir edebiyat kavramıdır. Karşı-kültür, marjinallik, siyasal itiraz ve deneysel anlatım terimle sık ilişkilendirilir; ancak sabit bir konu veya biçim listesi yoktur.[1]
TÜR TARTIŞMASI
Araştırmacılar yeraltı edebiyatının bağımsız bir tür mü, bir yayın dolaşımı mı, yoksa farklı türleri kesen bir eğilim mi olduğunu tartışır. Argo, anti-kahraman, şiddet ya da cinsellik tek başına bir metni yeraltı edebiyatına dönüştürmez. Üretim koşulları, okur çevresi ve ana akıma karşı konum da değerlendirilir.[1]
TARİHSEL BAĞLAM
Kavram, 1960’ların karşı-kültürü, Beat etkisi ve gayriresmî yayın ağlarıyla bağlantılıdır. Türkiye’deki kullanımın özellikle 1980 sonrasındaki kültürel dönüşümler ve Beat kuşağının alımlanışıyla biçimlendiği belirtilir.[2] Günümüzde roman ve şiirin yanı sıra distopya, siberpunk ve politik yazıyla kesişen örnekler için de kullanılır.
