Yumuşama, uluslararası ilişkilerde karşıt devletler arasındaki gerilimin azaltılması ve görüşme kanallarının geliştirilmesi için kullanılan kavramdır. Fransızca détente sözcüğüyle de anılır. Soğuk Savaş tarihinde özellikle 1960'ların sonları ile 1970'lerde ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki yakınlaşmayı tanımlar. Bu süreç, rekabetin tamamen bitmesinden çok nükleer risklerin ve anlaşmazlıkların yönetilmesine yönelik adımlarla belirginleşti.[1]
ORTAYA ÇIKIŞ KOŞULLARI
Nükleer çatışma tehlikesi, silahlanmanın ekonomik maliyeti ve dış politika sorunları iki süper gücü görüşmelere yöneltti. ABD'nin Vietnam Savaşı'ndaki güçlükleri ile Sovyetler Birliği'nin Çin'le yaşadığı ayrılık da bu ortamı etkiledi. Tarafların iş birliğinden bekledikleri aynı değildi; yine de gerilimin azaltılması, silahların sınırlandırılması konusunda ortak bir müzakere alanı oluşturdu.[1]
SİLAHLARIN SINIRLANDIRILMASI
Stratejik Silahların Sınırlandırılması Görüşmeleri, SALT adıyla bilinir. Resmî görüşmeler Kasım 1969'da Helsinki'de başladı. Richard Nixon ve Leonid Brejnev, 26 Mayıs 1972'de Moskova'da Anti-Balistik Füze Antlaşması ile geçici SALT anlaşmasını imzaladı. Bu düzenlemeler, savunma sistemleri ve stratejik saldırı araçlarının bazı türleri üzerinde sınırlamalar getirerek silahlanma yarışının belirli alanlarını denetleme girişimiydi.[2]
SALT I bütün nükleer silahları ortadan kaldırmadı; çoklu bağımsız hedeflenebilir savaş başlıkları gibi teknolojiler yeni müzakere sorunları doğurdu. İkinci görüşme turu, yalnız toplam sayılarla değil, sistemlerin nitelikleri ve doğrulama yöntemleriyle de ilgilendi. Bu durum, yumuşama döneminde diplomatik ilerlemeyle askerî rekabetin aynı anda sürdüğünü gösterir; anlaşmaların kapsamı sınırlı ve ayrıntılıydı.[2]
SONUÇLAR VE GERİLİMİN DÖNÜŞÜ
1975 Helsinki Nihai Senedi, Avrupa güvenliği, iş birliği ve insan hakları konularını da yumuşama gündemine taşıdı. Ancak bölgesel çatışmalar, karşılıklı beklenti farkları ve Sovyetler Birliği'nin 1979'da Afganistan'a müdahalesi iş birliği ortamını zayıflattı. SALT II imzalanmasına rağmen yürürlüğe giremedi. Yumuşama, Soğuk Savaş'ın sonu değil, rekabet içinde uzlaşma arayışının belirli bir tarihsel evresiydi.[1][2]
