Sosyoloji

Herbert Spencer

Ansiklopedia · Kaynaklara dayalı özgün derleme

Yazı boyutu ve okuma düzeni
Yazı boyutu
Satır genişliği
Metin hizası
Genel bakış

Herbert Spencer (27 Nisan 1820, Derby – 8 Aralık 1903, Brighton), evrim düşüncesini biyolojiden topluma ve ahlaka uzanan kapsamlı bir felsefe sistemine dönüştürmeye çalışan İngiliz düşünürdür. Sosyolojinin erken kuramcıları arasında sayılır ve “en uygun olanın hayatta kalması” deyimini ortaya atmasıyla tanınır.[1][2]

YAŞAMI

Spencer düzenli bir üniversite eğitimi almadı. 1837–1841 yılları arasında demiryolu inşaatlarında mühendis olarak çalıştı. 1848'de The Economist dergisinde editör yardımcısı oldu ve 1853'te buradan ayrıldı. Ardından yaşamını büyük ölçüde yazarak sürdürdü ve kitapları on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında geniş bir okur kitlesine ulaştı.[2]

SENTETİK FELSEFE

Spencer'ın ilk önemli kitabı Toplumsal Statik 1851'de yayımlandı. Yaşamının büyük bölümünü, Birinci İlkeler ile biyoloji, psikoloji, sosyoloji ve ahlak alanlarındaki ciltleri bir araya getiren Sentetik Felsefe dizisine ayırdı; dizi 1896'da tamamlandı. Üç ciltlik Sosyolojinin İlkeleri 1876–1896 yılları arasında çıktı.[2]

Spencer'a göre evrim, daha basit ve türdeş yapılardan daha karmaşık ve farklılaşmış yapılara doğru ilerleyen genel bir süreçtir. Bu düşünceyi canlılara olduğu kadar toplumlara da uyguladı. “En uygun olanın hayatta kalması” ifadesini 1864–1867 yıllarında yayımlanan Biyolojinin İlkeleri adlı eserinde kullandı.[1][2]

SİYASAL VE AHLAKİ GÖRÜŞLERİ

Spencer'ın ahlak ve siyaset anlayışının merkezinde eşit özgürlük ilkesi yer alır. Bu ilkeye göre her bireyin özgürlüğü, ancak başkalarının eşit özgürlüğüyle sınırlanabilir. Bu yaklaşımı devletin görevlerini dar tutan bir anlayışla birleştirdi; 1884'te yayımlanan Birey Devlete Karşı adlı kitabı bu görüşlerin tanınmış bir ifadesidir.[1][2]

Spencer çoğu zaman bırakınız yapsınlar ekonomisi ve sosyal Darwinizm ile birlikte anılır. Bununla birlikte felsefe tarihçileri, onun düşüncesinin ahlak kuramı ve faydacılıkla ilişkisi de dikkate alınmadan yalnızca sosyal Darwinizm etiketine indirgenmesinin yanıltıcı olabileceğini vurgular.[1]